Soruşturma kaynaklarına göre Sayılı, örgütün “Altın Nesil” ve “Yeniden Diriliş” adı altında yürüttüğü gizli yapılanmada aktif rol alan isimlerden biri olarak değerlendiriliyor. Özellikle genç kuşaklar üzerinde etkili olmaya çalıştığı, örgüte yeni insan kaynağı kazandırmak için temas ağları kurduğu ve geçmişte örgüt mensuplarından “himmet” adı altında para topladığı iddia ediliyor.
Diyarbakır Sulh Ceza Hâkimliği tarafından hakkında yakalama kararı çıkarıldığı belirtilen Yusuf Sayılı’nın, kararın ardından ortadan kaybolması dikkat çekti. Emniyet birimleri, şüphelinin yurt dışına kaçmış olabileceği ihtimali üzerinde dururken, hangi ülkede saklandığına dair çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
Dosyada yer alan tanık beyanları ve ihbarlarda, Sayılı’nın yalnızca örgütsel temaslarla sınırlı kalmadığı; cezaevinde bulunan örgüt mensuplarının ailelerine maddi ve manevi destek sağladığı da öne sürüldü. Bu durum, örgütün çözülmüş gibi görünmesine rağmen arka planda dayanışma ağlarını canlı tutmaya çalıştığı şeklinde değerlendiriliyor.
Güvenlik kaynakları, FETÖ’nün özellikle 15 Temmuz sonrası aldığı ağır darbeye rağmen farklı isimler ve yeni yöntemlerle tekrar alan kazanmaya çalıştığını belirtiyor. Bağlar merkezli dosyada Yusuf Sayılı’nın kilit isimlerden biri olarak öne çıkması, örgütün yerel bağlantılar üzerinden yeniden yapılanma arayışını gözler önüne serdi.
Yetkililer, soruşturmanın yalnızca tek bir kişiyle sınırlı olmadığını, Sayılı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen başka isimlerin de mercek altına alındığını ifade etti. Operasyonların genişleyebileceği ve yeni gözaltı kararlarının gelebileceği belirtiliyor.
Bağlar’da başlayan bu dosya, örgütün sessizce toparlanma çabasına karşı yürütülen mücadelenin yeni ve kritik başlıklarından biri olarak görülüyor.


